Sayfalar

22 Kasım 2015 Pazar

Dijital Terzi

  Neyse yeniden yazayım bari dedim. Blogcuları gerçekten takdir etmek gerektiğine bir kez daha karar verdim. Neden mi ? Çağımızın en eksik yanı , insanlığımızın zaafı istikrar.... Herkes bir şeyler başarmak hevesinde ama çalışmak gayretinde değil işte bu yüzden en büyük sorunumuz başladığımızı bir hevesi devam ettirmek. Hele ki dijital dünya da istikrarsızlık çöplüğü olmuş durumda. İşte benim de buruşturulup atılmış kağıdım bu blogcuk.

  Tabi enerjimi düşüren durumlar da var. Mesela eskiden gazete okur gibi twitter okurdum. Çok değerli insanlar , değerli görüşler vardı. Şimdi yine varlar elbette ama twitter o nezih kasaba olmaktan çıktı şehirleşti. Facebook  derseniz nümayiş. Türkçe bir isim bulmak gerekse hiç düşünmeden dostlar alışverişte görsün derdim. Instagram'da görselin öne çıkması nedeni daha sakin. Gerçi bizler afilli sözlerimizi görsellere yerleştirmek konusunda da ustalaştık. Periscope başlangıçta ilginç gelmişti ben insanlar kendi canlı yayın programlarını yapacaklar müthiş işler çıkacak derken bir baktım odasına çekilip koltuğuna uzanan her ergen karşımızda. Yani dijital dünyanın gücüne inanan bir insan olarak kullanım kılavuzumuzu kendimize has bir hale getirmemiz ile arafta kaldım bir süre. İşte her şeye inat güzel işlerle buralarda var olmak gerektiğine inanıyorum hala. Ama başa dönersek istikrarlı olmak zor.
   
Bir de atarlı giderli yazanlar birilerini kızdıranlar ya da vay be bak ne güzel söyledi helal dedirtenler bu devrin mühimmatları olmuş. Bizse kelimeleri evirip çevirenlerdeniz. Yanlış anlaşılması kim ne düşünür gibi derdimiz yok amma taraftar olmak da istemeyiz. Eğri olduğunda eğri doğru olduğunda doğru söylemeye çalışırız. Kızdırmadan , tezahürat duymadan.

 Dijital dünya gerçek kim ne dersin. Kabul etmek lazım. Reklam,pazarlama, metin yazarlığı, marka danışmanlığı için biçilmiş bir kaftan bu meydan, işte bu kaftanı doğru ölçülerde dikmek ve süslemek lazım. Mesleğimizde budur. Terziyiz yani bir nevi dijital terzi :) Markanızın dijital terzisi. Dur bakalım buradan bir şeyler çıkar.


Bugün öyle içimden geldi yazdım yarın ne yaparım bilmiyorum. İlham gelir mi iyi iş yapan biri bize denk gelir mi bakalım. Şimdilik benden bu kadar ...



 
   

31 Ocak 2014 Cuma

İyi Kalpli Eller




Bloğumu ilk açtığımda hissettiğim heyecan ve istek hala içimde. Ama uzun süre bu duygularıma kulak veremedim. Acı tatlı bir çok yaşanmışlığın ardından tekrar Merhaba diyelim ve asıl konumuza geçelim...

Evet duygularıma kulak veremesem de gözüme, gönlüme bir çok desteklenmesi gereken iyi iş takıldı. Aslında hem içinde olduğumuz hem de sürekli ne olacak bu işin sonu dediğimiz İnternet dünyası kontrollü ve faydalı olarak kullanılabilirse neler yapılabilir neler. İşte güzel bir örnek İyi Kalpli Eller.. Yine onu bunu okurken takip ederken değerli bir arkadaşımın sayfasında gördüm ilk Arzu Tavukçuoğlu'nun kendi tabiri ile "Kar amacı gütmeyen kuruluşunu". Arkadaşımın sayfasında katıldığı ören bayanlar etkinliğini sonrasında sıkı bir takibe aldım. Çok güzel bir etkinlik. Hanımlar bir araya geliyor ve çocuklar için atkı bere örüyorlar. Sonrasında atkılar, bereler köy okullarına gönderiliyor. Faydalı bir kadınlar günü diyebiliriz.


 Bunun dışında özellikle köy okullarının güzel çocuklarına bot, mont , çanta , kalem , defter ve ekstra ihtiyaçlar doğrultunda bir çok hediye gönderiyorlar. Kendileri zaten kocaman bir iyi kalpli el olmuş. Diğer iyi kalpli ellerinde uzanması için gereken organizasyonları yapmak için çabalıyor. Aslında bakınca hepimiz yapmak isteriz böyle bir işi değil mi? Evet hepimiz yapmak isteriz ama bunu yapacak vakti, gücü, çabayı ,sabrı, istikrarı kaçımız gösterebiliriz. İşte bu noktada azalır azalır ve böyle bir işin altına elini koyacak bir avuç insan kalır.Bırakın yapmayı organize etmeyi hepimiz yardım etmek de isteriz. Evet hepimiz yardım etmek isteriz biri gelip bizden alırsa , evde eskimiş kullanmadığımız eşyaları kabul ederse vs. Yine azalır azalırız. Kaç kişi alıp bulup götürüp uğraşıp didinip bu işin yükünü biraz daha azaltır. Yani anlayacağınız istediklerimiz ile yaptıklarımız arasında ki uçurumda ölüyor biraz da insanlığımız. Bunları karamsar bir tablo olsun diye yazmadım. Sadece ha gayret hadi hareket demek istiyorum. Kalplerimizin iyiliğine olan inancım sonsuz sadece ellerin biraz daha hareketlendirmek lazım. Bu konuyu mühimsiyorum, hatta yardımseverlik konusunda şuracıkta  düşüncelerimi paylaştığım bir yazımı da bulabilirsiniz. Tüm cümleler öncelikle kendime tabi.

Ve bu şartları da düşününce, Arzu Hanım'ın ve ona destek olan herkesin canı gönülden ellerinden öpmek lazım. İhtiyaçları bulma tespit etme alma hazırlama gönderme vb kısımları bir yana... İnsanların "kaprisli iyilikleri" ile mücadele ettikleri için ayrıca Arzu Hanım'a bol bol dua etmek lazım..Bu devrin en büyük yaralarından biri de tabi güvenmek ...Ama bu yara kendimizi güzel işlerden uzak tutmak için bir bahane olmamalı hiç bir zaman. 

İşte sizlerle İyi Kalpli Ellerin  iletişim adresleri ve sitelerinden aldığım güzel yüzlü çocuklarından bir iki resim Neler yapılıyor nerelere gidiyor kendileri anlatsın. Belki içimizde ki uçurumları yemyeşil bir düzlüğe çevirebiliriz. Ve çocukların yüzlerinde ki tebessümde aradığımız güveni bulabiliriz.  

Güzel insanlar güzel işler. Yazması bile umut veriyor insana.  


11 Temmuz 2012 Çarşamba

cd var dvd var


Fikir olarak çok hoş bir film tavsiye sitesi buldum. İsmi de kendi gibi eğlenceli. Cd var Dvd Var..İstanbul da yaşayan hele yolu Kadıköy'den geçmiş herkes bu sloganı duymuştur mutlaka :) Melodik tınısı bile kulağıma çalındı. Düşünce hoş uygulama hoş ama kullanırken beklediğim performansı göremedim yani bir çok filmde bir şey bulamadık uyarısı geldi. Aslında benim de kendimce bir misyonum vizyonum var. Yani kullanımında yeterli olduğunu düşünmediğim bir siteyi blogumda tanıtmak istemem. Ama tarz o kadar sempatik ki dedim ben yazayım belki gelişime katkıda bulunmuş olurum. Bu da bir nevi destek olur belki. Biliyorsunuz artık "iyi fikirler desteklenmeli"

http://cdvardvdvar.com/



2 Temmuz 2012 Pazartesi

KİTAPTOMANİ






Kitap okumak değerli bir eylemdir. Benim için ve bir çokları için öyle olduğunu düşünüyorum.Her ne kadar Türkiye'de kitap okuma oranı düşük olsa da sağlam bir okuyucu kitlesi olduğu da kesin .Bu kadar kitap sitesi , öne çıkan yayın evi boşa değil. Kitap okuma kültürümüzün derinliği ve maalesef değişimi aslında Kıraathane ve Kahvehane değişiminde görülüyor. Elhasıl kitap ile ilgili her şey fazlası ile ilgilimi çekiyor. Yılda 114 ayda 9 haftada ortalama 2 kitap okuyan birini görünce mutlu oldum. Bir de bu değerli eylemin sonuçlarını paylaşan biri olunca hemen blogumdaki yerini aldı tabi. Ahmet Ay'ın okuduğu kitapları paylaştığı  blogunda  uzun uzun yorumları ile kitaplar hakkında fikir sahibi olabiliyorsunuz. Ayrıca kitap alternatifleri de bulmuş oluyorsunuz. Bazı kitaplar hakkında fazla bilgi vermiş insanı okunacak bir şey kalmadı mı yoksa endişesinde  bırakıyor bazen :) ama bu noktada mutlaka hassastır diye düşünüyorum. Kendi yorumlarını güzel bir dille anlatıyor kitapları tanıtırken. Hem bir kitap hem bir fikir paylaşımı sitesi diyebiliriz aslında. Tavsiye ederiz.


Yani bu değerli eylemi ve "iyi iş yapanları destekleriz."

http://www.kitaptomani.blogspot.com/

18 Haziran 2012 Pazartesi

SEYRİ İSTANBUL


İstanbul sadece bir şehir değil bazen şiir bazen şair. Asıl olan İstanbul'da yaşamak değil İstanbul'u anlamak.
Söz konusu İstanbul olunca işte, hemen edebi hallere bürünüyor insan nedense. Arkadaşlarla İstanbul'lu olmanın hakkını vermek istedik ve kendimizce aylık programlar yaparak İstanbul seyahatleri düzenlemeye karar verdik. Her gezi de bir kişi rehber oluyor istediği bir ilçe seçerek oradaki tarihi önemli yerlere götürüyor ve anlatıyor. Tabi öncesinde ödevine çalışıyor. İşte bu heveslerdeyken gördüğüm bir blog ilgimi çekti. Zaten neyle ilgilensem onunla ilgili bir şeyler mutlaka karşıma çıkıyor şükür. Algıda seçicilik de olabilir ama bu durum bana keyif veriyor. İstanbul'u anlamaya çalışan, gezip gören ve seyrini bizlerle paylaşan blogger  Faruk Melik Çevik. Hem bilgilendiriyor hem heveslendiriyor insanı. Kendisi bizzat gidiyor ve gittikten sonra resimler ile birlikte adreslerini ve bilmediklerimizi paylaşıyor. Blogta güzel bir müzik eşliğinde İstanbul un cevherlerini okuyorsunuz,  kendinizi tatlı bir gezintide gibi hissediyorsunuz ve en kısa sürede ziyaret etmek için programınızı ayarlamaya başlıyorsunuz :)  Sıra bana geldiğinde rehberliğim destek olacak . Elleriniz sağlık.

Mesela resimdeki yerin neresi olduğunu biliyor muyuz? Hiç gördük mü? Ama yaptıranı dizilerden tanıyoruz :)



İstanbul ile ilgili bilgiler ,camiler, saraylar, anıtlar , kuleler, sokaklar, çarşılar sizi bekliyor önce tıkla sonra programını hazırla

http://seyriistanbul.blogspot.com/


"İyi iş yapanlar desteklenmeli"

16 Haziran 2012 Cumartesi

İYİ FİKİR


Fikirdaş olduğumuz güzel bir TV programı bulduk sevindik. Bir sabah 8:00 da pek yapmam ama öylesine TV  açtım. Boşuna açmadığımı anladım sonra. TRT1'de, "iyi iş yapanlar desteklenmeli" sloganını yansıtan, İyi Fikir isimli bir program çıktı karşıma , üstelik çok sevimli çekilmişti. Tek kusuru yayın saatiydi ama bir haftadır 14:45 'de  yayınlanıyor. Yani  TV kanallarının gündüz kuşağında özellikle hanımları hedef alarak layık gördükleri programları düşününce TRT 1 içten bir teşekkürü hak ediyor. Hem iyi iş yapanları destekliyor hem de izleyicilerinin ihtiyaçlarını ya da zevklerini yeni ve farklı fikirlerle buluşturuyor. Sapanca'daki reçelci, Üsküdar'daki uçurtma müzesi , Fatih'teki doğal yoğurtçu , Edirne'deki sabuncu, Fener Sahilinde Kadın Eserleri Kütüphanesi, Esenler'de Askıda Ekmek Projesi, Eyüp'te sesli kütüphanesi, Balat Sanat Evi , daha bir çok farklı alanlarda farklı fikirlerin paylaşımı yapılıyor. Ayrıca tüm yayınlanmış bölümleri de TRT arşivinden ve facebook sayfasından takip edebiliyorsunuz. İyi Fikirleriniz varsa da sanırım buradan iletişim kurabilirsiniz. 



Programı izledikten sonra hemen araştırdım. Tabi böyle güzel bir programın arkasında güzel bir ekip vardır mutlaka. Binnur Feyizli yapımcılığında  ki ekibin bir de fotoğrafını da buldum. Bu da programın tanıtımı. 

                                 İyi fikirler desteklenmeli diyen birilerinin daha olması bana da heves ve heyecan verdi. Üstelik ticari amaçların daha çok ön planda olduğu TV dünyasında böyle bir programa yer verilmesi umut verici. İyi Fikir ekibine başarılar diliyorum. Programa katılmış olan tüm İyi Fikir sahiplerini de ayrıca kutluyorum. 

25 Mayıs 2012 Cuma

Kitaplı Kahve


   Evet iyi iş yapanlar desteklenmeli sloganımızla sosyal medya da gördüğümüz duyduğumuz güzel işleri paylaşmaya devam ediyoruz. Bugün sizlere "Kitaplı Kahve" den bahsetmek istiyorum. Twitter da bir şekilde denk geldim. İçinde kitap geçen şeylere ayrı bir ilgim var zaten. Sosyal Medya da aktif yer alması da artı puanı. Hem twitter https://twitter.com/#!/kitaplikahve hem facebook https://www.facebook.com/kitaplikahve hem de  internet http://kitaplikahve.com/  sayfası var. Hemen internet sitesine baktım. Evime de yakın olduğu için bir kaç gün sonra arkadaşımla gittik.  Gittiğimizde aslında üst katının ACD Sanat Merkezi olduğunu öğrendik. Çok güzel kurslar veriliyor. Broşürü de var zaten. Sanırım Miniklerin piyano kursu saatine denk geldik ve arada minik nağmeler de bize eşlik etti. Alt katı da şirin bir kahvehane. Tabelasında da cafe yerine kahvehane ya da kıraathane yazsaydı daha güzel olurdu belki. Etrafında binalar ve önünde ana cadde var ama dış mekanı mümkün olduğu kadar ağaçlı çiçekli güzel bir bahçeye çevirmişler. Kitapları iç mekanda duruyor. Öyle düzenli bir kitaplık yok. Gelenler rahatça alsın ulaşsın diye bir de belki tarz olması açısında pencerelerin önünde etrafta grup halinde kitaplar yerleştirilmiş. Menüde de güzel alternatifler var. Yalnız menüdeki çeşitlerin hepsi yoktu. O kadar da nazar boncuğu olsun. Açılalı bir yıl olmamış eminim ziyaretçileri ve müdavimleri ile beraber kendini geliştirecektir.

  Biz o gün arkadaşımla hem sohbet ettik hem kahvemizi içtik hem kitap okuduk. Aslında Sultan Çayı meşhur ama o gün kahve tercih ettim. Sultan Çayını da bir akşam eşimle birlikte içmek üzere erteledim.

   Kitaplı Kahve dışarıda kitap okumayı sevenler için ideal bir mekan olmuş. Ayrıca tatil günü ve yapmanız gereken işleriniz varsa laptop'ınızı alıp Kitaplı Kahve'nin bahçesinde sakin ve güzel bir çalışma ortamı sağlayabilirsiniz. Dostlarınızla giderek tatlı sohbetler edebilirsiniz. Bu arada yeme-içme de size gereksiz pahalıya mal olmuyor. Ortalama  fiyatlarda. Hesabı öderken kendinizi Kitaplı Kahve sakinleriyle ayak üstü bir sohbetin içerisinde bulmanız mümkün .Ve sonra kurşun kaleminizi de alıp tebessümle ayrılmanız da...

  Evet ne diyoruz "İyi iş yapanlar desteklenmeli"